İstanbul, Ankara ve İzmir’de musluk suyu içilir mi?

Lütfenoturum açveyakayıtpaylaşımları beğenmek.
Haberler

Her gün milyonlarca insan klorlu olan musluk suyunu içmektedir ve hepimizin bildiği gibi musluk suyunda bulunan klor, suyu dezenfekte ederek içindeki mikropların ölmesini ve temiz kalmasını sağlamak için kullanılır. Bu durum, içtiğimiz çeşme sularında yer alan patojeni büyük ölçüde elimine ederek güvenilir olmasını sağlar. Buraya kadar her şey yolunda ve güzel görünüyor.

Fakat, içme suyunda bulunan güçlü kimyasalların dezavantajları da çok bilinmeyen gerçekler arasında ve bu yazımızda sizlere tamamen kaynaklar eşliğinde ve bilim insanları tarafından araştırmalara dayanarak bilgiler verme niyetinde olduğumuzu ve bunun için musluk suyunu hafife almamanızı önerir ve sevdiklerinize bu yazıyı paylaşıp, kendilerinin de bilgilenmesini sağlamak için önemli bir rol edinmenizi tavsiye ederiz.

İstanbul, Ankara ve İzmir‘deki musluk sularından ziyade tüm illerdeki musluk sularında yer alan klorun vücuda ve sağlığa olan etkileri üzerine olan araştırmaları da eklemek istedik. Musluk suyu içilen iller olarak değil.

Tabii ki de çeşme suyundaki, yani musluk suyundaki klor, hastalıkların yayılmasındaki düşüşü çok iyi bir oranda koruyarak şehir ve kasaba sakinlerinin güvenli bir şekilde içmesini sağlamaktadır. Bu yüzden yetkililer sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığını altını çizerek belirtiyor ve konuyu olabildiğince kısa kesiyor, klorun içme sularındaki faydalarından bahsederek tebrikler alırken bir yandan da klorun zararlarından korunmaya çalışan bir vücudumuz olduğunu unutuyorlar.

Gelin en baştan başlayalım.

Çeşme, yani musluk sularına neden klor konuyor?

İçme sularına klor ekleme düşüncesi ilk olarak 19. yüzyılın sonlarında çıkmıştır. ( 19. Yüzyıl derken 1800’lü yılların sonlarından bahsediyoruz, yani Cumhuriyet öncesi olan dönemlerde geliştirilen bir fikirden arkadaşlar. )

O dönemlerde insanlar, kolera ve tifo gibi hastalıklar da dahil olmak üzere su yoluyla yayılan çeşitli rahatsızlıklarla uzun zaman savaştıkları bir gerçek. Bunların sonucunda bilim insanlarının içme sularına koyduğu küçük miktarda klorun, sudaki mikropları öldürebildiğini ve bu bahsettiğimiz su kaynaklı hastalıkların yayılmasını yavaşlattığını ya da durdurabildiğini fark ettiğinde, su kaynaklarında klorun kullanımı oldukça hızlı bir hale geldi.

İlk olarak; 1897 Yılında İngiltere’de bulunan Maidstone, su kaynaklarında klor kullanılan öncü şehir olarak tarihe geçti ve bu durumla birlikte Amerika’da da bir çok yerel su sistemlerinde kullanılmaya başlandı. ( Amerikan ordusu bu popüperleşmeye öncelik edenler arasında olduğu gerçeğini de belirtmekte fayda var. )

Günümüzde klorlama ise, dünya çapında ve özellikle de Amerika’da kullanılan en yaygın su artırma sistemlerinde kullanılan yöntemdir. Peki şimdi durumu biraz daha açalım;

Çeşme suyundaki klorun size ve ailenize zararları ya da etkileri nelerdir?

Yapılan her araştırmadan sonra klorun karanlık yüzü günden güne daha aydınlık hale geliyor. Amerika’daki Çevre Koruma Ajansı; vatandaşların tüketmesi gereken klorun 300 ila 600 kat fazlasını tükettiğini gözler önüne seriyor.

Peki musluk suyundaki klor neden bu kadar tehlikeli? Çünkü klor, suda çok sık rastlanan organik bileşenlere karışırak Trihalomethanes ( THMs ) adı verilen zararlı maddeleri de üretmesine sebebiyet verebiliyor ve bu durum hücre hasarını tetikleyen ve küçük miktarlardakilerin bile kanserojen olduğu serbest radikalleri üretiyor.

Yapılan bu araştırmalardaki bilim insanları, klorun potensiyel olarak tehlikeli etkilerini incelediği için kimyasalların kullanıldığı musluk suyundaki karışımı, çeşitli kanserler, üreme sorunları, bağışıklık sistemi sorunları ve kalp krizi gibi çeşitli rahatsızlıklarla ilişkilendiriyor.

İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere; musluk suyunuzdaki yani çeşme suyunuzdaki klorun zararlı etkilerini gösteren araştırmalar

+ Pennsylvania kasabasında yaşayanlar arasında, doymuş hayvansal yağlar ve süt açısından zengin bir diyet içerisinde olup ta kaynak suyundan uzaklaşıp klorlu su içerler, yeme alışkanlarını değiştirmemelerine rağmen kalp krizi geçirdiler. (Price JM, Coronaries / Cholesterol / Chlorine, NY: Pyramid, 1969).

+ Çevresel Sağlık Perspektifleri’nde yapılan başka bir araştırmaya da göre; musluk suyunda bulunan klorun yan ürünleri, mesane ve rektal kanser riskini arttırdığı gözlemlenmiştir.

+ Tavyan’da yaklaşık 400 bin bebeğin analizine dayanan, 2008 tarihli bir bir çalışmaya göre; içme suyununun klor ile dezenfekte edildiğini gösterirken, gebe kalbin çocuklarda kalp sorunları, damak ve büyük beyin defektleri olma riskini artırabildiğini ortaya koyuldu.

+ Annals of Allergy, Asthma and Immunology’de yayınlanan bir anket araştırmasına göre; klorefenoller ve su klorünün yan ürünleri, batı dünyasındaki gıda alerjilerindeki artışların nedeni olabileceği belirtildi.

+ Şebeke suları proseslerinde kullanılan klor gibi dezenfektanlar sağlık açısından uzun vadede kanserojen riskler taşır. ( Klorun Sağlık Açısından Risk Analizi – Nuray Seyhun )

Reactions

1
0
0
0
0
0
Bu paylaşıma zaten etkileşim yapıldı.